Ana içeriğe atla

HAYALLERİNİZİN PEŞİNDEN KOŞMAYIN, UÇUN!

    Hayallerinizin peşinden koşmayın,  uçun dememin mutlaka bir nedeni vardır? Hayallerinizin peşinden gidecek cesaretiniz var mı? Öncelikle bu soruyu kendinize mutlaka sormanız gerekir. 

    Dünyanın en zengin yeri neresi biliyor musunuz? Amerika, Dubai, İngiltere, hayır bunlardan hiçbiri değil. Dünyanın en zengin yeri mezarlıklar. Neden biliyor musunuz? Çünkü orada icat edilmemiş fikirler, düşünülmüş ama gerçekleştirilmemiş işler, yazılmış ama söylenmemiş şarkılar, girişilmemiş işler. Peki neden onca fikir gerçekleşmedi? Neden onca şarkı yazıldı ama söylenilmedi? Çünkü korktular. Başkalarının sen yapamazsın demelerine kulak astılar. Peki soruyorum insanoğlu doğup, yaşayıp ölmek için mi geldi bu dünya'ya, bizim hayallerimiz, isteklerimiz, umutlarımız, olmak istediklerimiz yok mu? 

   İyi haber bu yazıyı okuyorsanız mezarda değilsiniz. En azından şuan için bu durum öyle. Peki sen neden hayallerinin peşinden koşmuyorsun? Neden yazdığın şarkıyı söylüyemiyorsun. Elalem ne der diyemi? Peki sen kendi fikirlerinle,kendi düşüncelerinle sen olmaktan kaçmıyor musun? Elalem mi seni ve senin karakterini belirliyor. 

  Geçen hiç bir dakika geri gelmiyor. Zaman tüm evreni olduğu gibi, insanı da değiştirerek geçiyor. Ve bizler bir saniyemizi geri getiremezken nasıl olucakta keşke şuan ki aklım olsaydı da yapsaydım diyip o kadar zamanı geri getirmek istiyeceğiz? O halde bir yıl önceki bizle bir yıl sonra ki biz arasında da ciddi bir fark var. Bundan dolayı zaman herşeydir. Kıymetli kullanmamız gerekir. 

 Dünya da başarılıcak daha bir sürü şey var. Mesela birçok hastalığın ilacı henüz bulunamadı, Afrika'da hâlâ insanlar susuzluktan ölüyorlar, hâlâ okula gidemeyen çocuklar var, hâlâ savaş var ama barışı bir türlü bulamadık. Peki biz neden hâlâ cennete gitmek için ölümü bekliyoruz? Neden yaşadığımız şehri, ülkemizi, dünyamızı cennete çeviremiyoruz? Toplum baskısından korktuğumuz için mi? Birileri birilerinin harekete geçtiğini görünce önce görmezden gelirler, baktılar siz devam ediyorsunuz bu sefer gülmeye başlarlar hâlâ gittiğiniz yolda ısrarcıysanız bu sefer de sizden nefret ederler ama siz meyvesini almaya başladığınız vakit, işte vakit de sizi sevmeye başlarlar. Siz onları dinledikçe onların hayatını yaşarsınız. Toplumun sizi çektiği yere gitmeyin, rotanızı belirleyin ve sizin gitmek istediğiniz yere gidin. Bizler bu dünya'ya keşkelerle ölmeye gelmedik. 

 Değişmek düşman değildir, ilerlemektir. Her bitti dediğiniz yerde de bir başlangıç vardır. Ve Mevlânâ Hazretlerinin şu güzel ve anlamlı sözleri ile bitirmek istiyorum.

 Herşey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası kaderinin değişeceği yerdir.


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

KÜÇÜĞÜM

         Yoruldun mu küçük kız omuzlarında acılar görüyorum. çok yol yürümüşşsün ama bir yere varamamış gibisin. bir hayli bitkin görünüyorsun. kim incitti seni böyle oysa gülüşünde papatyalar açardı. can bulurdu bütün mevsimler. şimdi başka bir mevsim görüyorum alın çizgilerinde,bu biraz son bahar hüzününü andırıyor, rüzgarlar esiyor açık kahvelerinde. kimden korumaya çalışıyorsun kendini küçüğüm, yıkılmaz duvarlar örmüşsün etrafına. Oysa ben bilirim minicik bir kalbinin, hassas göz pınarlarının olduğunu. insan hayatının acımazlığından şikayet edip duruyor dilin. kendini bu yüzyıla ait bulmadığını bakışlarından anlaya biliyorum. Dalıp dalıp gidiyorsun uzaklara nedir seni böyle uzun uzun düşündüren? küçük kız, geçmişin izlerini geçirmeye çalışmışsında becerememiş gibisin. bu hayata dair pek bir hevesin yok. kuşlara hayransın sırf özgürler diye sende bir kuşsun ama bundan haberin yok. kanatlarını kırmışlar ve seni öylece orada yaralı bırakmışlar...

BİR BAŞKA BAHARA

     Kimseyi sevmem bu saatten sonra dedi;kadın. Yaşında ne vardı olsa olsa yirmilerinde bir tebessümdü hayatı. peki ya acısı oda yirmilerinde miydi? yoksa 40'larına merdiven dayamış mıydı gözyaşı? Aynı gökyüzüne tekrar dikti kahvelerini. Bir daha bir şiiri kimse için dinlemez bu kulaklarım dedi; varsa yoksa kendim artık. Ne nefretinizi büyütür bu kalbim ne sevginizle çoğalır gülüşlerim. Bir an olsun bencillik olarak düşündü yaptığının taki dudağının kenarında ki çizgi belirene kadar. Bunun adı olsa olsa kendini sevmek olurdu. Evet bu kadın artık kendini sevecekti herşeyden herkesden önce kendini sevecekti. Hem ne diyordu şair; Burası dünya yahu ne gerek var üzülmeye, gözyaşı dökmeye burası bu kadar işte varsa yoksa bir avuç toprak. Hem illa birini sevmek mi gerekiyordu ne münasebet kimseyi daha çok sevemem diye yineledi. Ben kimseler gibi alçak olamam kimseyi kıramam ama paramparça olurum dedi. gelip gidip kahvelerini sevemem mesela yorulurum ve sevgim yorar ...